31 Mart 2017 Cuma

Havva'nın Üç Kızı * Elif Safak



Yine bir Elif Şafak kitabı, su gibi kana kana okunuyor.

Kitabın esas amacı, değişime açık olmak. Değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu kabul etmek. Farklı düşüncelerini konuşabilmek ve tartışabilmek, yadırgamamak ve her ne olursa olsun insana saygı göstermek.

Üç birbirinden farklı Havva kızının yollarının Tanrı'yı ararken kesişen yolları ve prof. Azur'un Onları birbirine itmesi. İnanan, inanmayan ve kararsız. Birbirlerini anlayabilmeleri ve saygı göstermeleri için izlediği yol fakat sonunda düğüm düğüm olan. Üç farklı gözden Tanrı kavramını görebilmek ve din açısından bakabilmek.

Okumanız Dileğiyle...

''Alıntılar''

* Gene de alttan aldı. Kadınlar zaten bunu hep yapardı. Birlikte oldukları erkeğin kendilerinden bir alanda daha bilgili olduklarını anladıklarında, onu eleştirmek yerine, kendilerini didikler; onun ilerlemesini beklemek yerine, kendileri geri adım atardı. Zekalarını isteyen düzeye indirirlerdi ki gereksiz yere çatışma, çelişki, gerginlik yaşanmasın. Böylece bir müddet sadece erkek arkadaşının onayladığı eserleri okumaya çalışmıştı Peri. (Sayfa 136)

*Mesele zaman bulmakta değil, iyi organize etmekte. Allah niye bize beş vakit namazı farz kıldı? Sadece iman edelim diye değil, günlük hayatımızı en iyi şekilde düzenlemek için. (Sayfa173)

*Özgürlük yoksa aşk da yok. Özgür olmanınsa tek yolu var : Alışıp kanıksadığımız, kolayımıza gelen Ben'i terk edebilmek! Göze alabilir misin? (Sayfa 179)

*Ne kadar kolay mekik dokuyordu ifrat ile tefrit arasında insanlar - ama bilhassa bu topraklardaki erkekler. Doğu diyarındaki erkek kalbi, tıpkı sarkaç ucundaki küre gibi bir uçtan bir uca savruluyordu. Abartılı hayranlık ile abartılı hor görme arasında gidip geliyordu; daha dün ''tutku'' olan duygular anında '' nefrete'' dönüşüyordu. Hep ''taşkınlık'' üzerine kuruluydu erkeklerin karşı cinsle münasebetleri. Deli divane aşırı aşık oluyor, aşırı arzuluyor, kendi istekleri olmazsa bu sefer de aşırı tepki verip nefret ediyorlardı. - hep ama hep aşırıydı. (Sayfa189)

*Entelektüel bir tartışmaya girmek aşık olmak gibidir. Öyle ki bittiğinde değişirsiniz, başka bir insan olursunuz. Karşınızdaki kişi de değişir tabi. Eğer fikrinizi gözden geçirmeye hazır değilseniz, kimseyle hiçbir konuda tartışmaya girmeyin. Sadece değişime açık insanlar gerçek anlamıyla münazara edebilir. Yoksa egolarımız zihnimizi kapatır. İlla ki haklı olma arzusuyla konuşanlar asla diyalog kuramazlar. (Sayfa211)

*Filozoflar yargılamaz, filozoflar anlamaya çalışır. (Sayfa268)



2 yorum:

  1. Merhaba.
    Bende severek okumuştum bu kitabı. Ve Elif Şafak cümlelerini çok seviyorum.
    İyi akşamlar, iyi haftasonları. .:)

    YanıtlaSil