24 Ocak 2017 Salı

Son Nefes * Paul Kalanıthı



(fotoğraf alıntıdır)

'Son Nefes Havaya Karışmadan'

Ölümü bilmeyen var mı? Her canlı muhakkak bir gün ölümü tadacaktır. Bilmek bir yana, ölüm geldiğinde hangi canlı hazır olabilir ki buna. Bilmek yeter mi? Tam anlamıyla ne zaman olacağını sadece yaradanın bildiği bir süreç. Ve bu kitap bir beyin cerrahının ölümüne son kala kaleme aldığı anı otobiyografi kitabı. (Şu anda bütün hikayeyi anlatmak istiyorum.)

Mr. Kalanithi ömrünü bilime harcamış bir beyin cerrahıdır. Bunun daha uzun bir adı olabilir, fakat buna takılmıyorum. Bir kaç sene sonra iş hayatında istediği noktaya varıp kendine ve eşine zaman ayırabilecektir. Fakat tam o noktada akciğer kanserine yakalandığını öğrenir. Bu aşamada geçmişine döner ve ölümle yaşam arasındaki sorgulamalarını tekrar gözden geçirir. Seneler önce edebiyat ve tıp arasında bir seçim yapmış hayatını hastalarına ve bilim dünyasına adamıştır. Kendisi hasta olduğunda ise tekrardan edebiyata yönelmiş ve bu süreci kaleme almak istemiştir. Bütün amacı insanların ölümü metanetle karşılaması ve bunu güzel bir şekilde atlatmasıdır. Yazılarını yazarken ara vermek zorunda kalmış, kemoterapi sürecinde elleri hasar görmüştür. Hatta kitabımızın son sözleri eşine ait. Eşi ise, yazdığı her satırda ağladığımı söylemeden geçemeyeceğim. Bazı hikayelerin gerçek olduğunu bilmek böyle sonuçlar doğurabiliyor. Seni tanımak güzel, huzur içinde uyu Mr. Kalanithi ve emin ol hiç bir hayat boşa geçmiş sayılmaz.

Okumanız Dileğiyle
Şenay


12 Ocak 2017 Perşembe

Paulo Coelho * Elif





İlk Paulo Coelho kitabım, ne kadar garip değil mi? Oysa ki 'Simyacı' yı neredeyse okumayan yok gibi. Uzun zaman çok satanlarda kalması da cabası. Daha önce neden okumadım derseniz, açıkçası iki karakter arasındaki yaş farkı bana itici gelmişti. Okuyucu yorumlarına baktığımda da bunu belirtenleri gördüm.

Hikayede ana karakter yazarın ta kendisi. Kitapta geçen ''Reenkarnasyon'' kavramı da pek sarmadı desem yeridir. Tabi burada yazar geçmişe dönük bir kaç hayattan bahsediyor. Yazar geçmişi ile hesaplaşmak için bir yolculuğa çıkıyor ve bu yolculukta kendisine eşlik eden 21 yaşında genç bir türk kızı var. Adı Hilal. Aynı kadın daha önceki hayatlarında yolunun kesiştiği ve hakkını gasp ettiği birisi. Kendisini affettirmek için, daha doğrusu affedilmek istediği için aynı kadın karşısına çıkıyor. Bu arada adam evli, geride bekleyen bir karısı var. Gerçek hayata döndüğümüzde ise biliyorsunuz islamiyette böyle bir şey yok fakat hikayede 'Bakara' suresinden ayet verilmiş. Ölümden sonra dirilmek var diyerek var olduğu gösterilmeye çalışılmış. İnternette ufak bir araştırma yapıldığında ise tek tanrılı dinlerde reenkarnasyon diye bir şey olmadığını göreceksiniz. Kıyamet gününe inanan kimse için böyle bir şey gerçek olamaz. Ölen kişi kıyamet gününden sonra hesaba çekilir. Birkaç hayattan sorumlu tutulmak garip olur değil mi ? Bir de yine kitapta bir kişiye zarar verdiğin için bunun vebalini sürekli sırtında taşıyorsun ve bunun bedelini ödemiyorsun fani hayatta ya da ahirette. Böyle bir şey mümkün mü? Kul hakkını helal etse bile yapılan bir yanlışın karşılıksız kalacağına inanmıyorum ben. Çünkü hakkı yenilen kulun üzerinde yaradanın da emeği var. Ne çok din ile alakalı bir paylaşım oldu. Ben tasavvuf sevince, sonuç karşınızda.

Sevgiyle...
Şenay