28 Temmuz 2016 Perşembe

YOLDA * Buket Uzuner




Buket Uzuner, ilk lisede Gelibolu'yu okumuştum. Bir öğretmen tavsiyesi olarak. Okunulan ilk kitapların hayatımızdaki yeri gerçekten önemli. Okuma alışkanlığı edinmek açısından. O kadar sevmiştim ki, seneler sonra bir kez daha okudum altını çizerek. Gelibolu'yu çok sevdiğimi duyan ablam o zaman birde Kumral Ada ve Mavi Tuna'yı oku yalnız sonra kitabımı isterim diyerek elime vermişti. Okuyup geri vermiştim. Seneler sonra tekrar alıp okumuştum. Kitapları 2-3 kez okuma alışkanlığım yoktur. Belki YOLDA kitabını seneler sonra tekrar okurum. Adının üzerinden konuşursak kesinlikle bir yol kitabı. Bende tatile çıkarken alacağım diye söz vermiştim kendime. Tabi o lanet tatil yaz sonuna kadar ertelenince dayanamadım, okudum.

Buket Uzuner bu kitapta farklı ülkelere yaptığı farklı yolculuklarda yollarda edindiği arkadaşlıklardan ve topladığı hikayelerden bahsediyor. Mesela ben yollarda konuşmayı sevmem, kulaklığımı takarım kitap okurum. Sizde öyle iseniz, bu kitap size göre. 7 farklı yolculuk, 7 farklı hikayeden bahsederken her hikayenin sonunda o yöreye özgü sevilen bir yemek tarifi veriliyor.

Bu arada benim en sevdiğim hikaye, Miyako San ve Hiroşuma Uçağı.

Okumanız Dileğiyle
Şenay

23 Temmuz 2016 Cumartesi

Acı Çikolata * Laura Esquivel




İlk İclal Aydın instagram sayfasında önerdiğinde kesinlikle okumalıyım deyip, kitap adını not edinmiştim. İclal Aydın'ı çok sevdiğimi zaten bilmeyen yoktur. İclal abla sevilmez mi? Bir pırasa yemeği yaparken, bu kitaptan bahsetmişti. Bu kitabı okumak, gerçekten çok güzeldi.

Tita, daha doğduğu anda belirlenmişti kaderi. Belki de bu yüzden henüz bebekken çok ağlamıştı. Tita, evin en küçük kızı olarak ölene dek annesine bakmakla yükümlüydü. Hiç evlenemeyecekti. Peki ya aşk ? Ya aşkı tadarsa, ya aşıksa. Bunun hiç mi önemi yoktu? Tita içten içe isyan ediyordu, böyle gelenek olur mu diye? Ve bir gün bir davet de Pedro ile karşılaşana kadar. İlk görüş de aşık oldular. Pedro Tita'ya baktığında adeta göz değen omuzları alev almıştı. Aslında o garip duyguyu hissettiğinde uzaklaşmak için elinden geleni yapmıştı fakat kaçması mümkün olmamıştı. Tam tamına böyle hissetmişti Tita. Fakat Pedro Tita'yı istemeye geleceği zaman annesi hatırlattı o lanet olası geleneği. Bir evin en küçük kızı ölene dek annesine bakmakla yükümlüydü. Pedro Tita'yı istemeye geldiğinde tam olarak böyle demişti Elena anne ; Sevgili Pedro Tita asla evlenemeyecek. Fakat siz evlenmeyi gerçekten arzuluyorsanız, büyük kızım Rosaura ile evlenebilirsiniz. Ve inanılmayacak bir şey oldu. Pedro Rosaura ile evlenmeyi kabul etti. Üstelik düğün pastasını da Tita hazırladı. Kendisinden vazgeçtiğini düşünmüştü Tita, fakat Pedro düğün günü kulağına fısıldamıştı. Sevgili Tita, evlenmemin sebebi sadece size daha yakın olabilmektir. Ve inanılmaz bir şey oldu. Tita yaptığı düğün pastası ile bütün düğünü mahvetti. Sadece birazcık gözyaşı karışmıştı düğün pastasına. Fakat annesi bilerek ve isteyerek ablasının düğününü mahvettiğini düşünüyordu. Oysaki durum çok farklıydı. Çocukluğundan beri mutfak da olan ve yemek yapmayı çok seven Tita ne zaman yemek yapsa, duyguları yaptığı yemeklere karışıyordu. En sevdiği yardımcıları öldüğünde evde Onun yerine aşçı olarak geçen Tita, sadece yemek yaparken kendisi olabiliyordu.

Kitapta her bölümde bir yemek tarifi ile başlıyor ve hikaye akıp gidiyor. Tabi yemek tarifleri biraz ağır ve yorucu fakat kitabın içinde tarif edilen kocakarı ilaçlarını not etmekte fayda var.

Sevgiler
Şenay