4 Mart 2016 Cuma

Victoria * Knut Hamsun


Ah, kitap kapağı ne kadar önemli değil mi? Acaba yayın evlerinde çalışan grafik tasarımcılar bunun farkında mı? Ya da yönetim kaynaklı mı kötü kitap kapakları oluşur. Bu arada sözüm, bu kapağa değil. D&R alışveriş yaparken Kafka'nın Milena'ya Mektuplar kitabını almak istedim. Timaş Yayınlarından uygun bir set bulunca bütün kitapları inceleyip aldım. Fakat, beş kitabın beşide aynı kapak tasarımı ile basılmış. Seri gibi. Set olduğu için olabilir, yine de çok kötü. Seriden ilk olarak Victoria' yı okudum.

Değirmencinim oğlunun Şato'nun kızına aşık olmasıyla başlar her şey. Henüz 14 yaşındayken Johannes Victoria' ya vurulmuştur. Öyle ki hiç bir isteği yoktur kendisinden. Biraz yakınında dursa yeter. Arada bulunan zengin - fakir ayrımı Johannesi tedirgin eder. Victoria ve arkadaşlarının oyunlarına katılmak istese de arkadaşlar tarafından dışlandığı olur.



Johannes, seneler sonra ünlü bir yazar olur. Victoria gizliden gizliye kendisini takip etmektedir ve şiirlerini kime yazdığını da merak etmektedir. Victoria Johannes' e umut veremezken aynı zamanda hiç gitmemesini hep yanında kalmasını ister. Birbirlerini çok seven iki aşık aynı zamanda gururları ile de mücadele ederler. Ama ne gurur !

Bir de mektup var, Victoria' dan Johannes' e lakin onu okumanız lazım kesinlikle.

- İçki içen bir kadını yan gözle seyretmeniz lazım. Elinde ister bir kadeh, bir bardak, isterse herhangi bir kap olsun, içkisini içerken kadına yan gözle bakınız. İçmenin korkunç bir şey olduğunu gösteren pozlar alır. Ağzını büzer, içkiye dudak uçlarını değdirir ; eline bakacak olursanız, ümitsizlik içinde olduğunu görürsünüz. Hem bir kadının ellerine asla bakmayın ! Kadın buna tahammül edemeyecektir, teslim olur. Elini hemen geri çeker; sırf bir kırışığı, parmaklarındaki bir kusuru, yahut bakımı noksan bir tırnağı gizlemek için eline daha güzel bir poz vermeye çalışır. Sonunda sabrı tükenir, çılgın gibi sorar : Öyle nereme bakıyorsunuz? (Sayfa111)


Sevgiyle...
Şenay