22 Şubat 2016 Pazartesi

Kendi Seven Ağlamaz * Tuna Kiremitçi




Birçok kitap giriyor kitaplığa, evlere. Fakat bazıları eline geçer geçmez okunuyor ya da çıkar çıkmaz hemen alıyorum. Tuna Kiremitçi kitapları de öyle. Çok mu seversin ? desen, cevabım yok lakin bakıyorum arşivde bütün kitapları mevcut. Yine aynı şeyleri söyleyeceğim. Bana Tuna deseniz size özgürlük derim. Tabi bir de Kumral Ada Mavi Tuna derim fakat o başka bir yazara ait. Tuna Kiremitçi' nin en sevdiğim yanı kendisi için yazması. Ben her okuduğumda bunu hissediyorum. Çünkü hep beklenenin aksine bir sonla karşılaşıyorsunuz. Tuna'nın istediği son ile. Çünkü O bütün hikayeleri önce kendisi için yazıyor ve bu bütün hikayelerini özel kılıyor.

Babasını erken yaş da kaybeden Sitare annesinin desteği ile kendini dizi sektöründe bulur. Polena karakteri ile bir anda ünlü olur ve şöhret basamaklarını çıkmaya başlar. Fakat şöhretin gelip geçici bir şey olduğunu o da sonunda fark eder. Bunu fark ettiğinde elinde bir şey yoktur ve yalnızdır. En yakın dostunun alkol olduğunu düşünür. Menajerinin kendisine ayarladığı dizi filmini reddettiğinde sevgilisi kendisini terk eder. Bu teklif için depremin vurduğu ücra bir Anadolu kasabasına (Hodan) gitmek kendisine çok zor gelmektedir. Sitare son anda diziye katılmaya karar verir fakat aksilikler orada da peşini bırakmaz. Dizi teklifi gelmesinin tek sebebi ise yapımcının oğlu senarist Enis'in kendisine olan büyük hayranlığıdır. Enis sayesinde diziye girer ve bir çok dedikoduya rağmen dizide tutunur. Kasaba diye küçümsediği yerde kendine olan güvenini yeniden kazanacak ve inancını tazeleyecektir. Her hayır da bir şer her şer de bir hayır vardır misali. Ve aşkı bulacaktır.

Kitabın sonunda, aldığım en güzel not...

İmkansız olan aşk oluyor ve ne yaşarsak yanımıza işte o kalıyor.

Okumanız Dileğiyle
Şenay

17 Şubat 2016 Çarşamba

Gurur Ve Önyargı * Jane Austen





Klasikleri pek okuyamazdım. Eski kelimeler, daha uzun anlatımlar. Aslında okumak lazım tabi, en azından fikir sahibi olmak bilinen kitaplarla ilgili. Kızmayın bana, açıkçası Kiralık Aşk ' da adı geçtiğinde almaya karar verdim. İki kez başlayıp yarıda bıraktım derken olay inada bağlandı. Kitap yarısından sonra merak uyandırdığı kesin. Filmi de izleyemedim. İki kez başlayıp yarıda bıraktım. Sonuç olarak neden bu kadar abartıldığının ve fenomen haline geldiğini anlayamadım.

70'lerde orta halli bir ailenin beş genç kızı ve onların evlenmek üzerine kurulu hayallerinden oluşuyor. Mr Bennet ve Mrs.Bennet kızları Jane ve Elizabeth (Lizzy) ve küçük kızları Laydia Marry Kitty...


Kitapta Jane ailenin en güzel ve temiz kalpli kızı olarak belirtilirken Lizzy ise babasına göre kızlarının arasında en akıllı olanıdır.

Yaşadıkları bölgeye gelen yeni komşuları Mr.Bingley genç kadınları oldukça heyecanlandırır. Mrs.Bennet acilen bu beyefendi ile tanışılması gerektiğini ve kızlarından birisi ile evlenebileceğini umut eder.

Katıldıkları ilk baloda Jane ve Mr.Bingley arasında bir yakınlaşma doğar. Mr.Bingley yanında bir beyefendi ile baloya katılır. Mr.Darcy kendisinin aksine soğuk ve aksi bir insan olarak göz önüne çıkar. Kimsenin kendisinden hoşlanmaması bir şey ifade etmez. Kendisi çok zengin ve ünlü olduğu için bulunduğu her yerde dikkat çeker. Katıldığı baloda kimse ile dans etmemesi kendisinin ne kadar ukala ve havalı birisi olduğunu gösterir. Kitapta Mr.Darcy'i gururlu olarak nitelendirirler. Mr.Bingley in Jane ile dans etmesi üzerinde Darcy' i Lizzy'e yönlendirmesi ve Darcy'nin bunu reddetmesine şahit olan Lizzy kendisine dair önyargı oluşturur.

Birinin gururundan vazgeçmesi, diğerinin ise önyargılarını yıkması gerekecektir.

Jane Austen 'in okuduğum ilk kitabı ve bunun üzerine bir film izlediğimi belirtmek isterim. Jane Austen kitap klubu, beş kişinin bir araya gelerek yazarın bir kitabını okuyup eleştirmelerini konu ediyor. Filmde genç adamın yine önyargı üzerine dikkat çekeceği bir dialogu geçiyor.

-Ben senin için kız kitapları okudum ama...
-Jane Austen kız kitapları yazmıyor.
-Okumadan önce bunu bilemezdim.

Jane Austen için böyle bir algı var evet, kızların en sevdiği yazar olarak geçiyor. Yine Kiralık Aşk da ön plana çıkma sebebi bu. Sevgili Ömer karakterinin bayanların çok sevdiği ve değer verdiği bir yapıtı ön plana çıkarması. Aynı zamanda tabi kitapta adamın zengin ve kızın fakir olması dizi de de aynı şekilde olması iki hikayeyi yakınlaştırıyor.

Ayrıca eklemeden geçemeyeceğim. Dizide Ömer'in çok sevdiği bir kitap olduğu için Defne kitabın ilk basımını bulmak üzere bütün sahafları dolaşıp parası yetişmediğinde çalışma karşılığı kitabı satın alması beni çok etkilemişti.

Okumanız Dileğiyle...
Şenay