18 Mayıs 2015 Pazartesi

Ogrendim ki * Gulben Ergen






Güzel kadın,gülen kadın Gülben...

Adının anlamını,ruhuna katmış ve kendine bunu hatırlatmış.Kitap bunun en güzel örneği değil mi ? Bizlerle paylaştığı güzel anıları ve düşüncelerini aynı zamanda kendisi için yazmış.Kitabı merak ettim,neden ? Gülben Ergen'i her zaman başarılı buldum.Acaba yazım dili nasıldı ? Biraz inceledim,gayet akıcı okunuyor.Hemende bitti,boş da bir kitap değil.Ustelık göz önünde bulunan bir insanın motivasyon ağırlıklı bir kitabı kendı hayat bilinci ile paylaşması kitabı bir adım daha ön plana taşıyor.

Tasavvuf yönünü ön plana çıkarmış,inanarak ve çalışarak her zaman insanı bir adım öne taşıdığından bahsederek.. Dinimizin güzel yönlerini dayatmalarda değil,mantıklı açıklamalarla maneviyatı öne alarak paylaşması harika bir duygu.. Özellikle insanı hor görmemek ve yaratıcının yüceliğine teslim olmak.Yaradanın seninde benide onuda yarattığını ve eşit kıldığını bilerek ruhunu nefsinden ayırmak.Sen bunları bilmiyor musun ? Aynı şeyleri okumaktan sıkılmaz mısın ? derseniz,hayır.Arada hatırlamalı ve kendimize hatırlatmalıyız yeniden.Tıpkı duaları defalarca tekrarlamamız gibi,bazı yazılar bazı kitaplar da defalarca okunabilir.

Yardım etmenin güzelliğinden bahsetmiş.Paylaşacagın o kadar çok şey var ki.Sadece maddiyat olarak düşünme.Para olmadan da destek olabilirsin.Allah sana veriyorsa,işte sen onu paylaşmalısın.Enerjini bile,gönüllü çalışabilirsin.Gülben hanım,dinlemenin bile bir yardım örneği olduğundan bahsetmiş.Elinden birşey gelmiyor mu ? Derdi olana hal hatır sormak bile yeter,bari onu yap demiş.Ne kadar güzel bir hatırlatma.Bize verilen sıhhat bile boşu boşuna değil.

Ve anneliğinden bahsederken,üç oğluna ayrı ayrı yazdığı mektuplar hisleri birçok kişiyi ağlattığına  eminim.Kadına değer verilmeyen bir ülkede erkek evlat yetiştirmenin çok daha önemli olduğuna değinirken evlatlarına nasıl hitap ettiğini ve nasıl olması gerektiğini anlatmış.

Dileğim,Bence Gülben hep gülsün,hep yazsın.
Öğrenmenin yaşı yok çünkü....

Okumanız Dileğiyle
Şenay AL

10 Mayıs 2015 Pazar

Alayina New York * Emine Can

Kitabimizin yazarı,Emine henüz 18 yasinda lise öğrencisi ve ailesiyle beraber Adana'da yaşamakta.İlk dikkatimi çeken bu oldu.18 yasında bir arkadasimizin kitabini Epsilon yayınevinin baskıya alması ve çok satanlara yerleşmesi beni inanılmaz heyecanlandirdi.Emine'ye destek olmak ve ne yazdığını merak ettiğim için kitabi aldım ve iki günde okudum.Fazla teenage gelsede,sürükleyici olduğunu inkar edemeyecegim.Kitabin sonunda da düşündüğüm şey ise,kadın 18 inde neyse 26 sinda 50 sinde 70 inde de odur arkadaşım.Hep güçlü,ne kadar güçlüyse bir o kadar korunmaya gereksinimi olan mucizevi varlık.Emine yolun basinda,buna rağmen iyi çok iyi.Hayal etmekten hic vazgeçme ve yazmaya devam et Emine Can ;)

Kitaba gelince,Asli kahramanımız teyzesinin başvurusuyla okul değişim programı ile New York'a gönderilir.İstanbul'daki arkadaşlarını ozlemekte fakat gittiği yere ayak uydurmaya çalışmaktadır.New York'da kendisini misafir eden ailenin oğlu Max ile önceleri hic anlasamasada sonrasında O'na çok yardımcı olur ve ayrılmaz ikili olurlar.Emine'nin yazdıklarına bakılırsa,tekrar anladığımız sevginin fedakarlığı ve değişimi beraberinde getirdiği.Max Asli'yi tanımasıyla bambaşka bir insan olur ve kendini yeniden keşfeder.

Belki okursunuz ;)

Şenay AL