24 Ağustos 2014 Pazar

Gonul Meselesi * Tuna Kiremitci

Tuna Kiremitci'nin bütün romanlarini kendisi için yazdigini düşünüyorum.Bir kitleye hitap etmemesi değil bahsettigim.. Bir romani kendisi için yazmasi ve kimseye gore kurgulamamasi.Bu O'nu benim gözümde özel ve özgür kiliyor.

Gönül Meselesi,gerçekten çok güzelmiş.
Oğlunu kaybetmesiyle yorgun düşen Arda eşini geride birakip baba ocagi Eskisehir'e donuyor.Geride O'nu beklemeyen fakat hicbir zaman da yalniz kalmasina izin vermeyen Ertuğrul ile karsilasiyor.Ertugrul'un Arda'dan isteği,kendisi yokken kizi Dunya'ya sahip cikmasi.Arda bir sure sonra Dunya'yi alip İstanbul'a donuyor.Karsisinda geride biraktigi onu bekleyen bir kocasi (Ali) yok.Kendini bulmuş ve genç bir kadina 'Gonul'e asik olmuş din yolunda inançla harmanlanmis bir adam beliriyor.Arda önce Ali'yi kaybetmemek için planlar yapiyor.'Gönül' ile tanismak planin baslangicinda yer aliyor.'Gönül' ile tanisinca kendine bile itiraf edemediği gerçekler ile yüzleşiyor.'Gönül' Arda'ya yenilmez bir yunus olduğunu hatirlatiyor.Gurur'u geride birakip aska siginmanin esas olduğunu anlatan sicak ve sevimli bir hikaye..

Çok güzel..
Kalemine Saglik Tuna Kiremitçi.

Su hayatta herkesin özlediği bir İstanbul vardi;hatta onu daha önce hic görmemiş olanların bile.Ama İstanbul kimseyi umursamadan yola devam ediyor,asla geriye bakmıyordu.Sanilanin aksine,kitabında nostalji yoktu İstanbul'un.O,bir şimdiki zaman şehriydi. (Sayfa 18)

Ona gelmemesini söyleyen kendisiydi ama hangi kadin "gelme" dediği erkeğin gelmesini istemez ? Hangi kadin düştüğü kuyudan kendine rağmen cikaracak bir savasci hayal etmez ? Hele bu savascinin ayni yastiga bas koyduğu kişi olması hangi kadinin düşü değildir ? (sayfa 24)

Okumaniz Dileğiyle
Senay

Posted via Blogaway

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Leyla'nin Evi * Zulfu Livaneli

Leyla Bosnali'nin evini kaybetmesiyle baslayan hikaye birbirinden farklı 3 insanin yollarinin kesişmesiyle devam ediyor.

Leyla hanim,bir zamanlar sahibi olduklari yali el değiştirdiğinde büyükannesi ile yalinin bahçesindeki mustemilatta yasamaya devam ederler.Mustemilatin tapusu Leyla hanim'in üzerinedir.Yaliyi satin alan son sahibi Ömer bey ise bunu umursamaz.Leyla hanim için hasta raporu alir ve kendisini evsiz birakir.Önceleri direnen Leyla hanim,çareyi çocukluğundan beri torunu varsaydigi Yusuf'un evine siginmakta bulur.Boğazda bir yalida Osmanli adetleriyle büyüyen Leyla Bosnali Cihangir'de bir apartman dairesinde oturan torununun hayatini garipseyecek ve bu mahallede gecen hayati anlamaya calisacaktir.

Yusuf'un Almanya'da doğup Turkiye'ye yerleşen kiz arkadasi Rukiye ise önce Leyla hanim'i istemeyecek,sonrasında Leyla hanim sayesinde yeniden guvenmeyi öğrenip özünü benimseyecektir.

Osmanlı Devletinin yikilisiyla kurulan Cumhuriyetten ve değişen düzenden bahseden kitap ana fikirde mülkiyet kavramini on plana cikarmakta ve ince ince eleştiriler beyan etmektedir.

Zülfü Livaneli'nin kelimeleri ve anlatimi yine muhteşem..

Okumaniz dileğiyle..
Senay

Posted via Blogaway