24 Mart 2014 Pazartesi

Günaydın Funda * Ilgın Olut

Kitabın kapağı nasıl iç açıcı değil mi ? Yaz gelsin,kim istemez ? Sahi,yaz aylarını kim sevmez.Hele ki şehir kargaşasından uzaklaşabilmek ve sahil kasabalarında zaman geçirmek mümkünse.Kapak fotoğrafına baktığınızda kendinizi orada hayal etmeniz çok zor değil.

Ilgın bey ile tanışmamız Neva ile oldu.Aslında ben kendisinin en çok üç şehir arasında mekik dokumasını sevdim.İzmir'li bir genç olarak Ankara sokaklarını anlatışına hayran kaldım.Ankara'yı Ilgın Olut gibi işleyen bir yazar daha tanımadım.Ankara sevdası farklı,hani üzerine şiirler yazılar yazılan bir sürü şehir var fakat Ankara'ya yazılan şiirler daha mı güzel ? Ankara sevdalısı olduğumdan değil,gittim gördüm ve orada yaşayamayacağımı anlamış biri olarak tamamen sevenlerine ithafen söylüyorum.

Günaydın Funda,genç bir iş adamı Ufuk'un kısa bir tatil için İzmir'den sahil kasabası F..'ye gitmesiyle başlar.Arkada bıraktığı uzatmalı nişanlısı Ceyda ve yanında getirdiği manken sevgilisi Tuğba vardır.Tuğba ile güzel günler geçirirken bir kadın dikkatini çeker.Esmer,uzun saçlı dünyalar güzeli Funda.. Ufuk tüm yüklerinden arınıp aşık olur.Yalnız Funda uzun süredir yalnız olmakla beraber hayatında kimseyi istememektedir.Ufuk Funda ile yakınlaşmanın çarelerini aramaya başlar.

Zaman zaman beynimi ziyaret eden bir düşünceyi istenmeyen bir misafir gibi kapıdan girmeden yolladım.''Belki de dünya sandığın kadar kirli değil ama sen en kirlenmişlerden birisin.'' (sayfa 25)

Kendimi acaba başkalarının hayatındaki heyecanlardan beslenen biri olabilir mi ? diye düşünürken buldum.Garip ama birinin beni yürekten sevmiş olabileceği ihtimaline hep kuşkuyla bakıyor,sürekli arkasında farklı şeyler arıyordum.(Sayfa 75)

Almakta olduğum nefes birden yarıda kaldı.Kalbim sanki yer değiştirmiş,daha aşağılarda karnımda bir yerlerde atmaya başlamıştı.Vucudum hislerimden önce tepki vermişti.
(Sayfa 76)

Bir an dışarı çıkarken içimde bir tedirginlik mutsuzluk oluştu.Duraksadım.Gitmek istemiyordum.Çünkü aslında Ali benim için gerçek biri gibi değildi.O sadece benim hayalimdeki romantik oyunun kahramanıydı ve öyle kalmalıydı... (Sayfa 169)