22 Ocak 2014 Çarşamba

icimde kim var * Yekta Kopan

Hayatımıza giren her insanın bize vermesi gereken bir duygusu ya da öğretmesi gereken bir şeyler vardır.Allah tarafından o kişiye verilen bir görev.. Dünyada hiç bir şey sonsuz olmadığı gibi ilişkilerde sonsuz değildir.Bu yüzden ben hayatıma giren her insandan öğrenmem gereken bir şeyler olduğuna inanırım.Yarım kalan hiç bir şeye üzülmem,demek ki görevi bu kadardı der yaşadıklarımı biriktirir ve öğrendiklerime bakarım.Kim bilir,belki bir yerde farklı bir zaman da ya da öbür dünyada tekrar karşılaşırız.Bu yüzden yarım kalmışlıklara inanmam.Aynı zamanda sonsuzluğa uzanan cümleleri sevmem.’Seni sonsuza kadar seveceğim.’ ‘Ben hep yanında olacağım.’ Nasıl ? Ölümün var olduğu bir hayatta senin sonsuzluk dediğin nedir ki ? Nasıl bu kadar emin olabilirsin ? Bu yüzden artık bu tarz cümlelerde şimdiki zamanı tercih ediyorum.Sevgili Zeynel’in de dediği gibi .. ‘Süt bugün beyaz ise,yarın kesmeyeceği ne malum ? ‘ Hadi ama,bu hayata sana yada kendime güvensizlik değil,sadece reel düşünüyorum.Sanırım Zeynel ile tek seferlik görüşme hikayem bu cümleyi her seferinde etrafıma satmam içindi.İşte bir görev daha…

Fakat hiçbir kitabı yarım bırakmayı sevmem.Hiçbir kitap yarım kalmayı hak etmiyor.Yazı o kadar değerli ki,çünkü sözler unutulur gider ama yazı hep kalır.Belkide bu yüzden yazarken kendimi daha iyi ifade ediyorum.Konuşurken bir iletişim faciası gibi görünebilirim.Hoş,bu da umurumda değil.Okurken ya da yazarken o kadar mutluyum ki.

Kitapta yarım kalmışlıklar var,belkide bu yüzden bunları düşündüm.Babasının yaşadığını 30larında öğrenen bir adam ve O’nu bulmak istediğinde tekrar öldüğünü duyduğu.. Sevdiği adam ile bir rüyadayken uyandırılan bir kadın ve oğluna babasının öldüğünü söylemek zorunda kalan.. Aile baskısından ve bir şehirden kaçarken farklı bir şehire ve adama sığınan Suna.. Anlayacağınız her şey yarım,yalnız sıkı cümleler var.


İşte burada…

‘ İnsanın var olmayan şeyler hakkında,var olanlardan daha çok şey bilmesi ne gizemli değil mi ? ’ (Sayfa 39)

‘Millet okeye taş beklerdi,rulo yapılmış afiş beklerdi,paket kağıdıyla kaplanmış kitap beklerdi,ben Fikret’i beklerdim.’ (Sayfa 52)

‘ Bu yaşına kadar pusulası kırık gezgin gibi neyi aradığını bilmeden dolaşan ben….’ (Sayfa 55)

‘Romanlar vardı durdugum yerleri anlatan… Bastığım taşların oynaklığına aldırmadan yürümemi sağlayan şiirler vardı.. Durmadan okuyordum,uyumadan,utanmadan.Sadece kitaplar vardı;içindeyken öğrenemediklerimi dışarıdan bakınca anlamamı sağlayan.’ (Sayfa 57)

‘Beni denizanalarıyla,çürümüş yosunlarla,çöplerle dolu limanımdan alıp başka denizlere götürecek bir insana gereksinim duyuyordum;bir insana değil,bir erkeğe.’ (Sayfa 59)

‘Kim kimi ayarttı,onun için çıkmaz sokak,benim için patika olan bu yolun haritasını kim çizdi bilmiyorum.’ (Sayfa 63)

‘Giderek daha çok bağlandı şehre. Şehir kadındır:Bu şehirse üretken bir kadından daha fazlasıydı,üremiş bir kadındı;anaydı.’ (Sayfa 113)

Sevgiyle...
Senay

18 Ocak 2014 Cumartesi

Grinin Elli Tonu - E L JAMES

Bu kitabı edinirken,içeriğinden haberimiz var mıydı Şenay hanım ?
Elbette vardı,fakat bu derece açık değildi.Yani az çok tahmin etmiştim.Ne kadar ileri gidilebilir ki diye düşünmüştüm.Bu kitabı ne ile kıyaslayabilirdim.Daha önce bir kere erotik roman okumuştum.O da bunun kadar açık değildi.Sorun şu ki,okuduklarım bana uzak mı ya da yakın mı tartışması değildi düşündüklerim.Burada bahsettiğim şey cinsellik değil,üzerinde düşünülmesi gereken garip fanteziler.. İnsan böyle şeyler okumak ister miydi ? Bu sadece içindeki dürtülerin bariz bir şekilde uyanmasına sebep oluyordu.
Öte yandan bir kitap yazılırken ya da bir sinema filmi çekilirken içinde aşk olmasından ziyade katılması gereken bir şey daha vardı. ‘Seks’ Amaç sadece satmak ise üzerinde yoğunlaşmak doğru fakat verilmek istenen farklı bir mesaj var ise o ince çizgiyi yakalamak zor.Burada da olduğu gibi satarken ucuzlaştırmaktan başka bir şey değil.
Anastasia ev arkadaşının rahatsızlanmasıyla O’nun gitmesi gereken röpörtaja gitmeyi kabul eder.Röpörtaj yapacağı kişinin adından ve mesleğinden başka hiçbir şey bilmemektedir.Henüz yola çıktığında,keşke hakkında biraz araştırma yapsaydım diye düşünür.Karşısına çıkacak olan insan genç mi yoksa yaşlı mıdır ?
Anastasia daha Grey’in odasına girerken ayağı takılır ve yere düşer.Kilit nokta burasıdır.Yani Grey’in ilgisini çeken nokta .. Röpörtaj esnasında Anastasia’nın aşırı merakı ve soruları Grey’in daha fazla ilgisini çeker.Birbirlerinden hoşlanmışlardır,bedensel olarak..
Anastasia’nın bugüne kadar hiç erkek arkadaşı olmaması ve bakire olmasının yanı sıra Bay Grey Ana’ya göre uçurum köşelerinde uçan bir kartaldır.Birbirlerinden uzak durmaya çalışsalarda muhteşem bir güç onları birbirine çeker.Bay Grey Anastasia’nın seks kölesi olmasını ve bunu kontrat üzerinde kurallarla sabitleştirmek isterken Ana çok daha fazlasını istemektedir çünkü aşık olmuştur ve Grey’in neden bu hale geldiğini merak etmektedir.
Tercih sizin..
NOT : Kitabı öneren arkadaşlarımı ifşa etmeyeceğim.Yalnız serinin devamını kısa bir özet geçersiniz sanırım.Bay Grey nasıl yola gelecek,Ana mutlu olacak mı merak ediyorum fakat Grey’in garip isteklerini okuyabilecek gücüm yok.
Sanırım beyazperdeye uyarlanıyormuş :)
Şenay