13 Temmuz 2013 Cumartesi

Bir Cihan Kafes * iclal Aydin

Sanırım kadın hikayeleri okumayı seviyorum .Özellikle acılarından savaşarak çıkan güçlü kadınları.. Hayatta tek başına dik duruşlarını.Hayatta herkes bir ve tek değil mi ? Nasıl geldiyse öyle gidilmeyecek mi ? Bir başına,kuş misali.Dünya dediğimiz bir kafes değil mi ?

Bir cihan kafes işte.. Geldin kondun.Kırıldı kanadın,yoruldun.Nefesin bitti.Gözünü yumdun.Hepsi bu !! (Bir Cihan Kafes - Sayfa 324)
İclal Aydın benim için hep farklı oldu.Yazılarında kendimi bulduğum yazarlardan birtanesidir.En sevdiklerimden,ezbere aklımda kalan yazılarından ‘Yaz Bitmeden’ kitabında yer alır.Kendi kendime öldürüyorum kahramanlarımı der o yazısında.Aslında uzaktan sevdiği insanların uzaktan sevilmesi gerektiğini tanıdıkça kahramanların kahraman olmaktan çıktıklarından bahseder.Bir Cihan Kafes ise İclal Aydın’ın ilk roman’ı .. Üzerinde adı yazılmamış olsa bile,İclal Aydın okuyucusu bu kitabı İclal Aydın’ın yazdığını kesinlikle anlar.Her kelime duygulara bulanmış,özelikle hisler kelimelere sarmalanmış.En çok duygusal analizlere yer verilmiş.
Kitapta üç kuşak kadının (Samire-Yaşar-Lorin) hayat hikayesi ve birbirleriyle bağlantıları anlatılmakta.Üç kadında hayatta karşılaştıkları acılardan yalnızlıklarıyla savaşmış ve güçlü çıkmış.Sevgisizlikten sevgisizlik büyütmüşler kimi zaman,yine de birbirlerinden kopmamışlar.Hikaye git-gel şeklinde parça parça anlatılmakta ve bize düşen parçaları birleştirmek.
Ve altını çizdiklerim…
Kadın duaları!..O dualara ne çok gözyaşı karışır.Ve ah o gözyaşları!Bir damlanın ağırlığı ne olabilir ki ? diye düşünür insan.Oysa tartıya gelmez ağırlıktadır bazıları.  (Bir Cihan Kafes Sayfa 32)
Çok mutluydu o anda Lorin.Doruk,dudağındaki kelebekleri öpüyordu.(Sayfa 82)
‘İstanbul…Mor salkımlar var şimdi.’ Diye düşündü.’Sokaklarda mısır haşlanır.Kaan sokakta kedi sevmeyi,simit yemeyi,ağaca tırmanmayı öğrenir.İstanbul mutsuz yatsan da sabah bir mucizeye uyanabileceğin bir şehir.Kim bilir,belki sevebileceğim biri de çıkıp gelir..’ (Sayfa 101)
Aşkta mesele şu ki.. O dönme dolap ,adı üzerinde,dönüyor… Yükseliyor… Alçalıyor… Ama sen en tepedeki halini anımsıyorsun.(Sayfa 114)
İnsan birini hayatından çıkarmaya çalıştığında onu daha mı çok büyütüyordu içinde yoksa ? Meleği ile şeytanının aynı adamın bedeninde olduğuna inanacak kadar karmakarışık etmişti dünyasını bu ilişki.      (Sayfa 221)
Okumanız Dileğiyle…
Şenay

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder